27 Şubat 2014 Perşembe

Köy Ekmeğinde Doyurucu Pizza

Pizza ne güzel bir icattır! İçinde bir kere hamur var, ağızda eriyen tatlı domates var, kekik ve zeytinyağı var, bir de zevkinize göre seçtiğiniz sebze/et malzemeleri karışımının peynirin altında fırında pişmiş hali var. TV'nin karşısına geçip bağdaş kurduğunuz yerde elinizde tutarak yiyebilme özgürlüğü var. Pizzamı dışarıdan söylemektense evde yapmak bana keyif veriyor.

Malzemeler:
Kişi sayısına göre ikişer dilim köy ekmeği
Domates salçası
Izgara tavuk göğüs (ince dilimlenmiş)
2 adet kuru soğan
2 kırmızı biber
4-5 adet mantar
Çedar ya da eski kaşar peyniri
Zeytinyağı
Bol kekik

Hazırlanışı: 
1. Ekmeklerin bir tarafını domates salçasıyla bolca kapladıktan sonra üstüne zeytinyağı ve kuru kekik gezdiriyoruz.

2. Soğanları halka halka, biberleri küp küp ve mantarları boyuna ince ince kestikten sonra salçalı karışımın üstüne koyuyoruz. Üstüne, her yeri kaplayacak kadar tavukla dolduruyoruz. Göğüs etini, önceden ızgarada pişirip yarım santim kalınlığında keserek hazırladım.

3. Hepsinin üstünü çedar peyniriyle ya da eski kaşarla kaplıyoruz. Peyniri dilim dilim kesmek daha güzel eriyip yoğun olmasını sağlıyor. Aynı zamanda bu kaşarın erime süresi de alttaki sebzelerin pişmesine yeterli oluyor.

4. 180 derece fırında peynir eriyene kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun!

Armutlu Havuçlu Kek


Malzemeler:
2 yumurta
1 fincan esmer şeker
1 fincan zeytinyağı
200 gr un (1,5-2 bardak kadar)
3 küçük havuç
2 küçük armut
1 paket kabartma tozu
1 tepeleme tatlı kaşığı tarçın
1 silme tatlı kaşığı muskat
1 kahve fincanı kuru üzüm
2 kahve fincanı ceviz
1 kahve fincanı süt


Hazırlanışı:
1. Yumurta, şeker ve zeytinyağını mikserde çırpıyoruz.

2. Havuç ve armutları güzelce yıkayıp rendeliyoruz.

3. Havuç ve armut dışındaki malzemeler, un ve kabartma tozu birlikte elenerek katılıp güzel ve sıvı bir kek hamuru elde ettikten sonra havuç ve armut rendesini spatulayla içine yediriyoruz.

4. 180 derece fırında 45-50 dakika pişiriyoruz. Afiyet olsun!





19 Şubat 2014 Çarşamba

Haşlanmış Patatesle Peynirli Omlet


Olur ya bazen, insanın canı hiç yemek yapmak istemez, şipşak ne hazırlasam diye düşünür. Bazen de alışverişe çıkmadan nasıl bir tarif bulsam diye sorar. Eskiden annem patatesli yumurta yapardı acıktığımızda. Okuldan gelince sıcacık kızarmış patates ve arada kaynamış yumurta ekmekle ne güzeldir! Artık patates ve ekmeği bir arada yiyemiyoruz ama öğünlerde az miktar patatese izin var (özellikle yasaklayan bir hastalığımız yoksa). Akşam yemeklerini yaparken en çok dikkat etmeye çalıştığım şey, içinde hem protein, hem karbonhidrat, hem sebze, hem de süt ürünlerinden biri/birkaçını içermesidir. Annemin taktiği. ;) Bu akşam biraz kolayına kaçıp ben de omlet yapmaya kalktım. Fırına mı atsam, tavada mı yapsam derken böyle bir şey ortaya çıktı. Çok doyurucu ve lezzetli oldu. Hafifliğine siz karar verin.

Malzemeler:
2 kişilik

3 yumurta
2 küçük patates
1 küçük beyaz soğan
2 kibrit kutusu beyaz peynir
1/2 kahve fincanı süt
Tuz, karabiber
Bir tutam kuru biberiye

Hazırlanışı:
1. Patatesleri soyup güzelce yıkadıktan sonra yarım santim kalınlığında halka halka kesip 15 dakika haşlıyoruz.
2. Patatesler haşlanırken bir kasede 3 yumurtayı, sütü, beyaz peyniri, bir küçük kuru soğanı incecik dilimleyip tuz biber ve bir çimdik kuru biberiyeyle karıştırıyoruz.
3. Haşlanan patatesleri süzdükten sonra geniş bir tavaya iki yemek kaşığı zeytinyağı koyup üstüne patates dilimlerini diziyoruz. Yumurta karışımımızı üstüne döktükten sonra 10-12 dakika yüksek ateşte üstü kapalı bir şekilde pişiriyoruz. Ters yüz etmeye gerek yok, yumurtanın üstü piştikten sonra altı zaten nefis bir şekilde kızarmış oluyor. 
4. Omletimizi sıcak servis etmeden önce üstüne rendelenmiş çedar peyniri ekleyebiliriz. Çok yakışıyor! Yanında ben yağsız taze roka ve kırmızı biber salatası hazırladım. Bir parça ferahlık iyidir.
Kahvaltılarda ya da ikindi atıştırmalarında; evde yalnızım, öğlen yemeği yok diye düşündüğümüz anlarda imdadımıza yetişecek bu pratik tarifi çok seveceksiniz. Afiyet olsun!
 Omletin kalınlığını ve yumurta sayısını kişi sayısına göre ayarlayabilirsiniz. Benim omletim ince ve geniş oldu; çabuk pişmesi için. Fırına da atılabilir aynı şekilde.
 Salatasız olmaz. Omletin yanına yağsız salata tam uydu.


18 Şubat 2014 Salı

Köfteli Köri

Yeni başlayanlar için Hint yemekleri serisine hoşgeldiniz! :) Hint mutfağı benim için çok yeni bir keşif. 3 sene önce doğumgünümde ev yapımı Hint yemeği sürpriziyle 'Chicken Tikka Masala', Tavuk Tikka Masala ile tanıştım. En klasik, İngiltere'de en sevilen tarifmiş. Hatta bu tarifi İngilizler'in uydurduğu söyleniyor. Gerçek Hint restoranlarında bulmak zor. İngiltere'de halk zamanla çok sevdiği ve talep ettiği için orijinal Hint restoranlarına da girmiş. Uzun lafın kısası, ben de o zamanki erkek arkadaşım/şimdiki eşimin Hint yemekleri sevdası sonucu bu baharatlı mutfakla tanışmış oldum. İstanbul'da ve Londra'da çeşitli yerlerde yedik; kitaplar aldık; özel baharatları bulduk topladık ve evde denemelere başladık. Çoğunlukla tavuk ya da kuzu eti, köfteler ya da vejetaryenseniz çeşitli sebzelerin bol domatesli ya da yoğurtlu veya Hindistan cevizi sütü ve en az yedi sekiz baharatın karışmasıyla oluşturulan bir yemek karşınıza çıkıyor. Yanına belli başlı garnitürler var; buharda pişmiş beyaz pirinç, kuskus, patates, kızarmış soğan mücveri, naan adı verilen pideyle pita arası incelikte bir ekmek ve poppadum denen kıtır kıtır bir gevrek. Yavaş yavaş öğrendiğim tarifleri paylaşmaya başlayacağım. Başta çok karışık ya da zor görünebilir çünkü en önemli özelliği çok fazla ve bizim çok alışkın olmadığımız baharat çeşitleri kullanılması. Zaman ayırıp sabırla baharatları toplarsanız, hem mutfağınızın zenginleştiğini fark edecek, hem de farklı lezzetlerin keyfine varacaksınız.

Malzemeler:
2 kişiliktir
Köfteler için:
300 gr kıyma
1 çay kaşığı garam masala baharat karışımı
1 çay kaşığı kekik
Tuz, karabiber

Domatesli sos için:
2 tatlı kaşığı domates salçası
2 tatlı kaşığı kırmızı biberli domates ezmesi (ev yapımıdır, ya da domates ve biber salçası kullanabilirsiniz)
1 büyük domates rendesi
1 tatlı kaşığı zerdeçal
1 çay kaşığı toz çili (ne kadar acı sevdiğinize bağlı -benim aldığım çili çok acı olduğundan bir tatlı kaşığı koydum ve çok acı oldu. Alışkın olmayanlar bir çay kaşığı koymalı)
1 tatlı kaşığı korma baharat karışımı*
1-2 adet kuru defne yaprağı
Tuz, karabiber

Hazırlanışı:
1. Köfteleri yapmakla başlamadan önce küçük bir not düşmek isterim. İnek ve dana Hindistan'da inançları gereği kesilmiyor ve etleri tüketilmiyor. Bu yüzden teoride kuzu kıyma kullanılıyor. Ancak Hint mutfağı gurmesi ya da restoran şefi olduğumu iddia etmediğimden, kendi versiyonumu yaptığımdan gönül rahatlığıyla dana kıyması kullandım. Lütfen bu mutfağa gönülden bağlı olanlar alınmasın.
Buzdolabında çözülen kıymayı baharatlarla karıştırıp ceviz büyüklüğünde toplar yapıyoruz. Yağsız teflon tencereye atıp kızartmaya başlıyoruz. Hafifçe rengi döndükten sonra iki tatlı kaşığı salçayı bir bardak suyla açıyoruz. İçine diğer domates-biber ezmesinden katıp güzelce sulandırdıktan sonra köftelerin üstüne döküyoruz.
2. Köftenin kıyması kendi yağında piştiği için bu yemeğe hiç yağ eklemedim. Domates suyu fokurdadıktan sonra tuz, karabiber, zerdeçal, çili ve korma karışımını koyuyoruz. Güzelce karıştırıp altını kısıyoruz ve pişmeye bırakıyoruz.
3. Yanına bir bardak pirinci iki bardak suyla kaynatıyoruz. Hint yemekleri sos bakımından ağır olduğundan pirinci sadece haşlayıp bırakıyor, yemeğin sosuyla karıştırarak yiyorlar. Benim tavsiyem de bu yemeğin yanına klasik Türk pilavı değili böyle hazırlamak. Eğer pirinci bu şekilde sevmiyorsanız, onun yerine ince bulgur ya da kuskus da haşlayabilirsiniz.
4. Menümüzün tamamlanması için ve acılı bir yemek hazırladığım için yanına kıvırcık salata, bir nar, bir elma ve haşhaş tohumuyla bol limonlu bir salata yaptım. Eğer gerçek bir Hint tabağını tamamlamak isterseniz, bir parça kalın lavaş ısıtabilirsiniz. En kısa zamanda gerçek bir naan ekmek tarifi de ekleyeceğim.
5. Pirinç piştikten, domates sosu suyunu yarı yarıya çektikten sonra servise hazırız. Afiyet olsun!

*Korma baharat karışımı, büyük süpermarketlerde, dünya mutfağı reyonunda hazır bulunabiliyor. Dilerseniz evde de yapabilirsiniz. İşte ihtiyacınız olanlar: 1 tatlı kaşığı kuru kişniş tozu, kakule tohumu, kimyon, toz karanfil, toz tarçın, toz köri ve toz zencefil; hepsini bir havanda dövdükten sonra bu karışımdan tepeleme bir tatlı kaşığı yemeğe ekleyebilirsiniz. Karanfil ve tarçın diğer baharatların yanında hoş bir alt lezzet oluşturuyor. (Korma aslında başlı başına bir yemeğin adı; bu yemeği yapmak için satılıyor korma karışımları. Ama kim demiş, yeni başlayanlar deney yapamaz diye? Hindistan cevizi sütü ve tavuğun mükemmel birleşimi olan, hafif tatlı kormayı kesinlikle deneyeceğim.)

 Domatesli sos ve baharatlar hazır, altını kısıp suyunu çekmesini bekliyoruz. 
 Zerdeçal ve acı mı acı çili tozum. Zerdeçal köri baharat karışımına rengini veren, baskın bir tadı olmayan, antioksidan etkisinden dolayı başta kansere karşı çok güçlü olan ve sağlığa birçok faydası bulunan bir baharat.

Sade, basit Hint yemeği tabağımız hazır. Bir sonraki sefere pirinci haşlarken limon suyu ve safran da katmayı düşünüyorum. Üstüne süslemek için taze kişniş olsaydı, çok sevinecektim. Neyse ki, salatam işini gördü. :) Sıcak sofralar!


17 Şubat 2014 Pazartesi

Jambonlu Pırasalı Fırın Makarna


Pırasayı özlemişim anlaşılan. :) Bu haftaki ikinci tarifim. Bu kez mantar ve çok sık kullanmadığım  bir malzemeyle birleştirip bu leziz ama kalorisi hafifletilmiş fırın makarnayı yaptım. Hindi ya da dana jambon kullanabilirsiniz; bu tarifte elimde bulunan dana jambonu değerlendirmek istedim. Aslında eşim klasik bir 'carbonara' istemişti fakat evdeki malzemelerim beni yönlendirdi. Hiç almadığım için krema yoktu başlangıç olarak. Carbonara kremasız olmazmış! Hımmm. Haliyle tarifin adı değişti çünkü krema almaya niyetim yoktu. Tatilde olduğumdan makarna dolabımdaki çeşit sayısını da kontrol etmemiştim ve karşıma iki seçenk çıktı: Yüzük makarna ya da fırın makarna. Fırın makarna paketini görmemle beraber bu tarif oluşmaya başladı. Dolaptan mantarı, sütümü, pırasamı, jambonumu aldım; ocağımı ve kesme tahtamı hazırladım; müziğimi açtım ve başladım pişirmeye...

Malzemeler: (2-3 kişiliktir; malzemeyi arttırarak daha çok yapabilirsiniz.)
Yarım paket fırın makarna
2 sap pırasa
6 dilim dana jambon
150 gr (yarım paket) mantar
2 iri diş sarımsak
1,5 bardak süt
1,5 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı tereyağı
1 bardak kaşar peyniri rendesi (daha çok da olabilir)

Hazırlanışı:
1. Ocağın üstüne makarna tenceremizi, sos tenceremizi koyup su ısıtıcıda bol su kaynatmaya başlıyoruz.
2. Pırasaları yıkadıktan sonra doğrayıp rendelenmiş sarımsakla birlikte zeytinyağında kavurmaya başlıyoruz. Üstüne istediğiniz boyutta dilimlenmiş mantarı ekleyip biraz kavurduktan sonra sütü koyuyoruz.
3. Makarnanın suyu kaynadıysa, hemen tencereye atıp bir çimdik tuz ya da bir damla zeytinyağı ile haşlamaya bırakıyoruz. 
4. Jambonları kalın ve kısa şeritler halinde kesip karışıma katıyoruz. Fokurdamaya başladıktan sonra biraz koyulaşması için unu ekliyoruz. Bir çorba kaşığı tereyağını da bu esnada ekliyoruz (dileğe göre daha çok da olabilir ama madem kremadan kaçtık, tereyağını da kararında koyalım dedim). Arzuya göre tuz ekliyoruz. Jambonda tuz bulunabileceğinden ve sonradan katacağım kaşarı da göz önüne alarak ben hiç tuz eklemedim. Taze çekilmiş karabiber bolca ekledim ama.
5. Sosun altını kısıyoruz ve kaşar peynirini rendelemeye başlıyoruz. Yaklaşık bir elimin içine sığacak büyüklükte bir parçanın tümünü kullandım. Fırın makarnada ne kadar çok peynir, o kadar iyidir.
6. Haşlanan makarnaları sosun içine alıp rendelenmiş kaşar peynirin yarısını içine atıyoruz. Hepsini güzelce karıştırdıktan sonra fırın kabımıza döküyoruz.
7. Üstünü geri kalan kaşar peyniri rendesiyle kapattıktan sonra 170 derece fırında 10-15 dakika, yani kaşarlar güzelce eriyip üstü kabuk tutana kadar ısıtıyoruz. Yanına kuru kayısılı narlı yeşil salata yaptım; küçük bir öneri olarak yazmak istiyorum. Kış günlerimde içimi ısıtacak, çocukluk günlerimi hatırlatan bir yemek oldu. :)
 Sos pişerken iştahım açılmaya başlıyordu.

 İşte benim mutfaktaki imajımı temsil eden makarna tencerem. Çok sevdiğim bir arkadaşım herhalde bunu görünce beni hatırlamış olacak ki, bana hediye etti. Severek kullanıyorum! :) 


Fırın makarna kaşar peyniriyle örtülmeden önce. Bol malzemeli ve mis kokulu. Artık geriye kalan biraz sabır ve beklemek.
Yanında nar, kuru kayısı, çam fıstığı ve susamla şenlendirmeye çalıştığım kıvırcık salata.

16 Şubat 2014 Pazar

Pırasalı Sünger Kek

Bugünkü tarifimin yıldızı pırasa. En sevdiğim sebze diyebilirim; ister salatası, ister zeytinyağlısı, ister börekte, ister kekte, her şekilde piştiğinde afiyetle yerim. :) Geçen haftalarda Tadım Sevdiklerim köşesinde bir arkadaşımda yediğim pırasalı ekmekten ilham alıp bu tarifi hazırladım. Göz kararı katıp karıştırdığım tüm malzemeler mükemmel uyumda ve kıvamda pişti. İyi kabaran bu keki tadanlar da çok beğendiği için gönl rahatlığıyla tarifimi paylaşmak istedim. Çok kolay, çok pratik, misafir kapıdaysa ve evde birkaç parça pırasa varsa, hemen yapabileceğiniz, değişik ve hafif bir lezzet oldu. Tadanlar çok beğendi. Çay saatinde bir dilim pırasalı kek, bir parça peynir ideal ara öğün oldu bence. İleriki günlerde farklı versiyonlarını da deneyeceğim.

Malzemeler:
4-5 sap pırasa
2 yumurta
1 bardak ve çeyrek bardak mısır unu
3/4 bardak beyaz un
1 paket kabartma tozu
1 bardak yoğurt
1/2 bardak sızma zeytinyağı
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı mahlep
1 çay kaşığı karabiber
2 - 3 kibrit kutusu kadar beyaz peynir
Çörek otu
Susam

Hazırlanışı:
1. Pırasaları güzelce yıkayıp incecik doğruyoruz. Robotun rende bölümünde ya da doğrama bölümünde de hazırlayabiliriz. Pırasa piştiğinde yumuşadığı için kekin arasında erimesini değil, dişe gelmesini istediğimden bıçakla kesmeyi tercih ettim.
2. Yumurtaları, unu, kabartma tozunu, zeytinyağını, yoğurdu, tuz, karabiber ve mahlebi de ekleyip tüm malzemeleri güzelce ve pürüzsüz kıvama gelene kadar çırpıyoruz. Evdeki mısır unu bir bardaktan biraz fazlaydı, ikinci bardağın çeyreğini mısır unu, kalanını da beyaz unla doldurdum ve bu oran tam kıvamını buldu. Dilerseniz bire bir ölçüyle de deneyebilirsiniz; ben tarifte tamı tamına kullandığım miktarı yazmak istedim.
3. Karışıma pırasaları katıp güzelce karıştırıyoruz. Kare şeklinde bir fırın kabını zeytinyağı ile yağlayıp karışımı döktükten sonra üstüne elimizle birkaç dilim beyaz peyniri ufalıyoruz. Çorba kaşığının arkasıyla düzeltip hamurun altına itiyoruz peyniri.
4. Hepsinin üstüne bolca susam ve çörekotu kattıktan sonra önceden ısıtılmış 200 derece fırında 35-40 dakika pişiriyoruz. Soğuyunca dilimlenmesini tavsiye ederim. Afiyet olsun!  
 Bol pırasa! Üstüne bir parça beyaz peynir. Lor da kullanılabilir.




15 Şubat 2014 Cumartesi

Kelebek Süslemeli Bitter Çikolatalı Cupcake



Sevgililer Günü'ne özel değişik bir cupcake.

Mazlemeler:
Kek karışımı için:
Yarım paket oda sıcaklığında margarin
100 gr beyaz şeker
150 gr un
1 paket kabartma tozu
2 yumurta
2 yemek kaşığı kakao
Yarım paket (40 gr) eritilmiş bitter çikolata

Limonlu krema için:
100 gr oda sıcaklığında tereyağı
150 gr pudra şekeri (büyük paketin yarısından fazlası)
Yarım limon kabuğunun rendesi
Yarım limonun suyu

Hazırlanışı:
1. Fırınımızı 180 dereceye ayarlıyor, muffin kalıplarını kağıt kaplarla hazırlıyoruz. Oda sıcaklığında margarini, toz şekeri, kakaoyu, unu, yumurtayı ve kabartma tozunu mikserde pürüzsüz hale gelene kadar çırpıyoruz. Bu arada su kaynayan bir kabın üstüne oturttuğumuz (ama suya değmeyen) bir cam kasede çikolataları eritiyoruz.

2. Kek karışımına erimiş çikolatayı ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Oldukça yoğun ve kek hamurundan daha macunumsu bir karışım elde ediyoruz.

3. Karışımı çorba kaşığıyla, eşit miktarda olacak şekilde kağıt kalıplarımıza koyuyoruz. Kalıpları yarısından biraz fazla ya da yarısı kadar doldurabiliriz. Kabarmaya yer kalması gerek.

4. Kekleri ısınmış fırında 15-20 dakika, orta rafta, kabarıp piştiğinden emin olana kadar pişiriyoruz.

5. Kekler pişerken tereyağlı kremayı hazırlamaya başlayabiliriz. Bunun için öncelikle yumuşamış tereyağını mikserde son hızda kabarıp kremamsı hale gelene kadar 5-10 dk kadar çırpıyoruz. Sonra içine pudra şekerini, limon suyu ve limon kabuğunu ekliyoruz. Limon yerine portakal ya da mandalina kabuğu da rendeleyebilir, vanilya çubuğu ya da vanilya özünden faydalanabilirsiniz.

6. Tereyağı kremasını 10-15 dakika mikserde son hızda çırpıyoruz. Krem şantiden sert, beyaz renkte ve çok pürüzsüz hale gelmeli.

7. Kekleri tamamen soğuduktan sonra kabaran tepelerini bir bıçakla kesip yuvarlak bir kek parçası elde ediyoruz.

8. Tepesi kesilen keklerin üstüne 1-2 çorba kaşığı krema sürüyoruz. Elimizde kalan yuvarlak parçayı ikiye bölüp sağ parçayla sol parçanın yerini değiştirip sırt sırta koyunca kelebek şekli ortaya çıkıyor. Daha belirgin görünmesi için kremanın üstünde havada duracak şekilde oturtuyoruz.

9. Hafifçe pudra şekeri serpiyoruz ve servise hazır. Kelebekleri daha fazla süslemek için kremalı karışımı torbayla ortaya da sıkabilir, ya da kelebek kanatlarına benek yapabilirsiniz. Afiyet olsun.

12 Şubat 2014 Çarşamba

Krem Peynirli Kakaolu Islak Muffin



Malzemeler:
180 gr un
20 gr kakao (25 gramlık küçük bir paket almıştım, tümünü kullandım)
3 silme tatlı kaşığı karbonat
150 gr şeker
6 yemek kaşığı fındık yağı
175 ml su (1,5 su bardağı kadar)
2 tatlı kaşığı elma sirkesi
1 çay kaşığı vanilya özü
150 gr krem peynir
1 yumurta
İstediğiniz kadar çikolata parçası

Hazırlanışı:
1. Un, kakao ve karbonatı elekten geçirmekle başlıyoruz. İçine 120 gr şeker, fındık yağı, su, sirke ve vanilya özü katıp güzelce mikserde karıştırıyoruz.

2. 1 çay bardağı kadar şekeri (yani geriye kalan şekerimizi)1 yumurta ve krem peynirle güzelce çırpıyoruz.

3. Hazırladığımız muffin kalıplarını önce kakaolu karışımla yarıdan fazla dolduruyoruz. Üstüne krem peynirli sostan bir çorba kaşığı ekliyoruz.

4. Önceden 180 derece ısıtılmış fırında 20-25 dakika pişiriyoruz. Tepsinin konumu önemli, orta rafa koymakta fayda var, çok yukarıda olursa krem peynirli karışım erkenden pişip yanabiliyor.

5. Ilıkken servis edilmesini tavsiye ediyorum. Afiyet olsun!